Berlin Hutbesi
Şeyh Nazım Adil El-Hakkani | 90'larda Berlin'de verdiği hutbe Ümmeti Muhammedi´ nin başı yok. Peygamber aleyhissalatu vesselam; Ben de bu dünyadan gideceğim. Elbette ki Cenab-I Mevla´ nın huzuruna davet olunacağım.Sahabe-i Kiram taaccub ettip dediler ki; Ya Rasululah, sizden sonra Ümmet-i Muhammed´ e kim başlılık yapar, kıyamet kopar mı? Efendimiz; yok dedi.
Peygamber –i Zişan mucize olan bir Hadis-i Şerif buyurdu ki, geleceğe bizi baktırmak için, önümüze gelecek günlerimizi bilmemiz için, hangi zamanda hangi devirde yaşadığımızı bildirmek için bir Hadis-i Şerif söyledi. Bu Hadis Riyaz ul Salihin´ de vardır. Camius Sağir de vardır.
Aleyhissalatu vesselam Efendimiz kıyamete kadar Ümmet-i Muhammedi kulların başına gelecek kimseleri halleriyle beyan edip bir kısa 3-4 satırlık bir Hadis-i Şerif buyurdu.
Bismillahir Rahmanir Rahim, Ben bu dünyadan giderim, lakin Cenab-ı Mevla Ümmet-i Muhammedi başsız koyma: Benden sonra Hulefa-i Raşidin gelecektir ki; Bunlar Hazreti Ebu Bekir, Hazreti Ömer, Hazreti Osman, Hazreti Ali.
Bunlardan sonra Ümera gelecektir. Ümmetime başlılık yapacak, Hilafeti taşıyacak olan. Ve hakkikaten dört büyük Sahabenin ahirete teşriflerinden sonra Emevi Umerası Emir ul Müminin olarak Şam´ da Ümmet-i Muhammedi nin başında bulundular Halife sıfatıyla.
Onlardan sonra Ümera-i Abbasiyye Bağdat´ ta hüküm ettiler, İslam´ ın başı oldular. İslam başsız kalmadı. Taa onların yani Abbasi Halifelerinin İslam’a başlılığı cennetmekan Sultan Selim Han Hazretleri gelene kadar devam etti.
Yavuz Sultan Selim Han Hazretlerinin Mısır’a varıncaya kadar devam etti. Mısır’a vardığında Abbasi, son Abbasi Halifesi olan Emir’il Mu’minin dedi ki: ‘Bu Emaneti şimdi size takdim ediyorum çünkü bu Emanet kılıç ile muhafaza edilir. Kılıcı şimdi İslam aleminde sizin kılıcınızdan keskin kılıç yoktur, size emanet etti Peygamber Emanetlerini’ dedi Sultan Selim Han Hazretlerine.
Ve bundan tam 70 yıl öncesine kadar bu Emaneti Ecdadımız olan ve Efendimizin Müluk dediği Osmanlılar Abbasilerden Hilafet Emanetini devir alacaktır. ‘ve min badi Ümera-i Müluk’
Müluk kimdir? Müluk, Devlet-I Osmaniyye dir.
Osmanlı padişahlarıdır, ecdadımızdır, iftihar ederiz. Onlara nispet olunmakla şeref buluruz. Onları inkar etmeyiz biz. Bizim atalarımızdır. Allah makamlarını cennet eylesin (Amin).
Şeriata tazim ettiler, şeriatı başüstünde tuttular, İslam’ı gözüstünde tuttular ve Allah onlara şan ve şeref verdi, sayıldılar, sevildiler, tazim edildiler.
Ondan sonra Peygamber-i Zişan sustu: ‘ve min badi Müluk-i’ dedi, Müluktan sonra İslam’ın başı kalmayacaktır.
Cebabire devri gelecektir; İslam’ı tanımayan, şeriatı tanımayan, Allah’ın emrine riayet etmeyen, inanmayan bir kimseler gelecektir ki bunlar cebabiredir: bunlar Allah tanımaz, Peygamber tanımaz, Kitap tanımaz, Şeriat tanımaz, ahirete inanmaz, mahşere inanmaz, cennet-cehenneme inanmaz, bunların kafası bozuk, dört-köşedir, içinde bir şey yok, futbol topu gibidir kafalarının içi.
Bunlar gelecek ve İslam’a etmedik zulmu bırakmayacaklardır. Sahabe-i Kiram ağladı. Tahmin edebiliyor musunuz kendinizi şimdi hangi devirde olduğumuzu? Ha, çok güzel tarif ettiniz.
Hadistir bu, benim uydurmam değil, kitapta yeri olan hadis-i şeriftir bu, bu müjdelidir, sonra müjdeyi veriyor..
Sahabeler ağladı. Bizim uğrayacağımız zulümleri, İslam’ın uğrayacağı, müslümanların uğrayacağı işte bu.
Fakır Bosnalılar. Bu haline ağlamayanda iman yok ki! Lakin kafir nasıl ağlasın?! Kafir, kalbi dayanan tek! İslam’a bu hallerini gösterdi.
Peygamber-i Zişan haber etti de ağladı sahabeler dediler: ‘Aman ya Rasulullah! Senin ümmetlerin; müslümanlar böyle perişan mı olacak kafirin ayağının altında! Nasıl olacak? Kıyamet kopacak mı bunların üzerine?’ ‘Yok’ dedi ‘daha var, fetret devri geçecektir.’
Nitekim Ankara bozgunundan sonra bir fetret devri geçirdi Osmanlı, hemen hemen haritadan silinmiş gibi bir hale geldi ve sonra Celebi Sultan Mehmet tekrar, makamı cennet olsun, Devlet-i Aliyyeyi Osmaniyye’yi ihya eyledi.
O fetret devri de gelecektir ahirinde dünyanın, bütün müslümanların başında başı kalmayacak ve İslam´ a karşı olanlar, münkir olanlar, kafir olanlar, onlar müslümanlara etmedik eziyeti zulmü bırakmayacaklar, bununla beraber: ‘Sonra benim ehli beytimden Cenab-ı Allah bir kimseyi gönderecektir ki ; o gelecek olan zat sahibul keramet, sahibul adalettir, tam adalet, tam insan, tam keramet üzerine olan bir zat-i ali kadirdir, kadri yüce bir kimsedir, benim nesli pakimdendir, 40. torunumdur, o gelecektir İslam’ın başına, emanetleri teslim alacaktır
Yine en sonunda Yavuz Sultan Selim Emanetleri teslim aldığı gibi en sonunda gene Osmanlı’dan bir Sultan Selim gelse gerektir, ondan da vaktin sahibi olacak Mehdi aleyhisselam Emanetleri teslim alsa gerektir. İşte önümüzde bu var şimdi. Bu zahmetli günler ilelebet degildir, gözleri aydın değil kara olsun İslam düşmanlarının.
Ondan sonra dediler ki o islam düşmanları ‘bu böyle gidecek.
Biz diyoruz ki; Hayır gidemez! Bosna düşecek değildir. İstanbul´ da düşecek değildir. Anadolu´ da düşecek değildir. Kosava´ da, Sancak´ ta düşecek değildir. Makedonya´ da düşecek değildir. İslam Alemi düşecek değildir. Hepsi ayağa kalkacaktır.
Şark-i Roma´ yı alan ve Peygamber efendimizin methine mazhar olan Fatih Sultan Mehmed Han gibi bir başka Sultan gelecek ve Garb-i Roma´ yı fetih edecektir. Bu da müjdemizdir.
Dikkat et! Gönlünü pak tut! Ümitsiz durma! Cenab-I Allah ümitsizleri sevmez! Ya Rabbi! Ey Rabbimiz! Bu müjdeleri bizlere nasip eyle! Hakıkatına bizi yetiştir.
O zamanda senin razı olacağın hizmetlerle bizleri muvaffak eyle. Gönülden Amin diyenleri de sağlık selametle o şerefli günlere yetiştir. Amin






